Mahalle berberinin okul gününün bittiğini anlaması için her duvarda saat bulunması gerekmezdi. Kapının önünden geçen çocuklar, okul çantasıyla gelen bir anne ya da baba, saçını kestirmek için bekleyen bir öğrenci, daha kimse saatten söz etmeden odanın havasını değiştirebilirdi. Zil başka bir binada çalıyordu ama etkisi aynanın yanındaki sandalyelere kadar ulaşıyordu.
Mahallenin gündemini tutan dükkânı böyle hatırlamak, bütün yerel hikâyelerin deposunu değil, gün içinde dinleyicileri değişen bir odayı düşünmek demek. Yalnız bekleyen yetişkinlerin duyduğu sohbet, yanlarına bir çocuk oturduğunda aynı biçimde sürmeyebilirdi. Sokağın ritmi yeni müşteriyle içeri giriyordu.
Bekleme Sandalyesinin Yanındaki Okul Çantası
Yere bırakılan çanta başka bir programı görünür kılıyordu. Sahibi saatlerdir başka yerdeydi; eve, derse ya da bir işe yetişmesi beklenebilirdi. Saç kesimi bu yükümlülüklerin arasına sıkıştırılmıştı. Bir yetişkin kısa bir uğrama olarak görse bile beklemek boş zaman değildi.
Çocuk aynaya bakabilir, berberin hareketlerini izleyebilir veya konuşmaya katılmadan dinleyebilirdi. Bekleme sandalyesinden görülen oda, pelerinin altından görülenden farklıydı. İlkinde bütün oda izlenebilirdi; ikincisinde müşteri kıpırdamadan dururken sözler kulağına gelirdi. Bu küçük konum değişiklikleri hatırayı biçimlendiriyordu.
Berberin Birden Fazla Dinleyicisi Vardı
Öğrencilerin gelişi sohbeti bir okul etkinliğine, sınava veya tanıdık bir öğretmene çevirebilirdi. Konu hiç değişmeyebilirdi de. Her berberin okul hayatını neşeyle yorumladığını varsaymaya gerek yok. Önemli olan, farklı kuşakların aynı öncelikleri paylaşmadan aynı odada bulunabilmesiydi.
Yetişkinler anlaşılmayan bir sözü açıklayabilir, seslerini alçaltabilir ya da konuyu sonraya bırakabilirdi. Çocuklar sohbete alınabilir, görmezden gelinebilir veya susmaları istenebilirdi. Canlı sohbet hatırasında bu eşitsiz konumlara da yer olmalı. Mahallenin gündemini duymak, o gündemde söz sahibi olmak değildi.
Saç Kesimi Okul Gününü Bitirmiyordu
Çocuğuna eşlik eden kişi için ziyaret öğleden sonranın işlerini sürdürmek demekti: eşyaları taşımak, sıradaki işi hatırlamak, kuyruğun ne kadar süreceğini kestirmek. Berberin işiyle evin programı aynı sandalyede buluşuyordu. İkisini de yalnızca sohbete indirgemek mümkün değildi.
Eve dönüş yolu çocuğu arkadaşlarına çıkarabilir veya çoktan başlayan bir oyundan uzaklaştırabilirdi. Bu sonuç saç kesiminden daha önemli gelebilirdi. Yetişkinin sevgiyle hatırladığı dükkân, öğrencinin zihninde içeriden gün ışığını izlerken duyduğu sabırsızlıkla kalabilirdi. İki anlatı da aynı sokağa aitti.
Hikâyenin Hangi Saate Ait Olduğunu Hatırlamak
Berberi hatırlarken saatini belirtmek anlatıyı değiştirebilir. Anlatan kişi okul çıkışında mı geçiyordu, bir yetişkinle mi bekliyordu, yoksa ders olmayan bir gün mü gelmişti? Yanıt, tekrar eden alışkanlıkla özel bir ziyareti ayırır. Uydurma bir tarih veya yeniden kurulmuş bir sohbet gerektirmeden hatırayı belirginleştirir.
Okul zili dükkânın günü içinde anlamlı bir sınır oluşturur. Öncesinde ve sonrasında sandalyeler aynı olabilir ama haber getirenler değişmiştir. Bekleme sandalyesinin yanındaki çanta, mahalle hayatının berbere sıradan programlarla nasıl ulaştığını gösterir. Oda sohbeti sürdürürken başka yerden yeni gelen insanlara yeniden uyum sağlıyordu.
Eski Pano